Senete başkasının TC sini yazmak

T.C.

YARGITAY

  1. CEZA DAİRESİ
  2. 2015/6305
  3. 2016/2167
  4. 8.3.2016

6762/m.688,776,777

6100/m.207

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;

Senedin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688. maddesine göre, bir senedin bono sayılabilmesi için; “senet metninde (bono) veya (emre muharrer senet) kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadını, senedin tanzim edildiği gün ve yeri, senedi tanzim edenin imzasını, ihtiva etmesi gerekir. 689. maddeye göre ise; vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bonodur. Yine, açıklık bulunmadığı takdirde senedin tanzim edildiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda tanzim edenin ikametgahı olarak kabul edilir. Ayrıca, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. (Aynı düzenlemeye, 14.02.2011 gün ve 27846 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6102 Sayılı yeni Türk Ticaret Kanununun 776 ve 777. maddelerinde de yer verilmiştir.)

Düzenleme tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 298. maddesi de; “Senette mevcut bulunan çıkıntı ve kezalik senedin metninde veya hamişindeki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde keenlemyekündur. Yalnız bu kabil çıkıntı, hak ve silinti mahkemece senedin sıhhat veya manasına müessir olacak mahiyette görülürse senet kısmen veya tamamen hükümsüz addolunabilir.” şeklindedir. (Aynı düzenleme, 04.02.2011 gün ve 27836 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 207. maddesinde de yer almaktadır.)

Buna göre; “bono” ile ilgili olarak “resmi belgede sahtecilik” suçunun oluşabilmesi için sahteciliğe konu edilmiş belgenin, Türk Ticaret Kanunu’nda sayılan unsurlarının tümünü taşıyan bir “bono” olması zorunludur. Suçun hukuki konusu, “TTK’na göre düzenlenmiş olan bono”dur. Bu itibarla, unsurlardan bir veya birkaçının eksik olması durumunda, belge bono vasfını yitireceğinden, artık resmi belgede değil, “hukuki bir değer” taşıması şartıyla, özel belgede sahtecilik suçundan bahsedilebilir.

Aynı konuyu düzenleyen, 1086 Sayılı HMUK’nın 298, 6100 Sayılı HMK’nın ise 207. maddeleri ile yerleşik Yargıtay Kararlarına göre; senette (bonoda) mevcut bulunan çıkıntı, silinti, vs. suretle yapılmış değişiklik ayrıca onaylanmamış ise senet “bono” olma vasfını kaybeder.

Somut olayda;

Sanığın kendi adına unsurları tam olarak düzenleyip ancak takibi zorlaştırmak amacıyla kendisi ile aynı ismi taşıyan amcasının oğlunun T.C. kimlik numarasını da isminin altına eklediği 05.09.2010 vade tarihli senette; yapılan bu eklemenin unsurlardan herhangi birisini geçersiz hale getiremeceği gibi senedin bono vasfını da etkilemeyeceği cihetle, unsurları tam olan suça konu bononun sahteliğinden veya sahteleştirildiğinden söz edilemez.

Belirtilen nedenlerle; somut olayda, kullanıldığı anlaşılan senedin, TTK uyarınca “bononun” tüm unsurlarını taşıdığı anlaşıldığından; yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun maddi unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

2-)Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

Sanığın müştekiden aldığı üzümlere karşılık olarak verdiği, unsurlarında bir eksiklik bulunmayan bonoda herhangi bir sahtelik olmaması, zarar veya borcun kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmaması karşısında,dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

3-)Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;

Sanığın katılan …’tan satın aldığı üzüm bedelinin bir kısmını karşılamak üzere verdiği bonoya kendisi ile aynı kimlik bilgilerini taşıyan amcasının oğlu katılan …’ın T.C. kimlik numarasını ve bu bağlamda kimlik bilgilerini yazarak hakkında icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiği ancak herhangi bir soruşturmaya neden olmadığı anlaşılmakla,atılı suçun maddi unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Kaynak


Polatdemir Hukuk websitesinde, sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklara ilişkin emsal kararlar, bilgilendirme amacıyla derlenmektedir. Bu yayım, bir hukuki danışmanlık hizmeti olmadığı gibi vekalet ilişkisi de kurmaz. Soru ve sorunlarınız için lütfen randevu alınız. Randevu ve ücretlendirme hakkında detaylı bilgiye websitemizde ulaşabilirsiniz.

 

Babasının oğluna sözlü olarak şirket adına çek düzenleme yetkisi vermesi

11. Ceza Dairesi 2013/13911 E. , 2015/28524 K.

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
ÖNCEDEN VERİLEN RIZA ÜZERİNE BORÇLU YERİNE SANIĞIN İMZASININ ATILMASI
SUÇ KASTININ OLMAMASI
ŞİRKETİN YETKİLİ TEMSİLCİSİNİN SANIĞIN BABASI OLMASI VE SANIĞIN BABASI YERİNE İMZA ATMASI
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 51
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53

“İçtihat Metni”
1- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün, 80/98 ve 19.04.2005 gün, 221-38 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilmeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle, sanığın savunmalarında şirketin yetkili temsilcisinin babası olduğunu ancak babası yaşlı olduğu için şirketteki tüm işleri fiilen kendisinin yürüttüğünü, çekleri kendisinin imzaladığını, katılan şirkete daha önce de bu şekilde çekler verdiğini, onların ödendiğini ancak ekonomik kriz nedeniyle bu çekleri ödemeyemediğini savunması ve borcunu kabul etmesi, katılan H.. D..’un da bu savunmayı doğrulayarak benzer beyanda bulunması, “işyerinde A.. A..’ın oğlu S.. A.. duruyordu, çekleri o ciro ediyordu, daha önce de bu şekilde çekler almıştık, daha önceden aldığımız ve ödenen çekler de S.. A..’ın imzasını taşıyordu” demesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun kasıt (manevi) unsurunun somut olayda ne surette gerçekleştiği yöntemince tartışılıp irdelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesi uyarınca, cezanın ertelenmesi halinde belirlenecek denetim süresinin, hükmolunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
3- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin c bendinde yer alan hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu yönünden uygulanmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak


Polatdemir Hukuk websitesinde, sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklara ilişkin emsal kararlar, bilgilendirme amacıyla derlenmektedir. Bu yayım, bir hukuki danışmanlık hizmeti olmadığı gibi vekalet ilişkisi de kurmaz. Soru ve sorunlarınız için lütfen randevu alınız. Randevu ve ücretlendirme hakkında detaylı bilgiye websitemizde ulaşabilirsiniz.

 

Araç kiralalama nedeniyle teminat olarak verilen bononun tahsili

T.C.

YARGITAY 23. CEZA DAİRESİ

2015/42412015/6058

4.11.2015

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Katılanın, ……….. Rent A Car adı altında otomobil kiralama işi ile uğraşan sanık L.. Ö..’ten 2010 yılı Mayıs ayında otomobil kiraladığı, kira sözleşmesi altında bitişik olan boş bir bonoyu teminat senedi olarak imzaladığı ve ilk kiralanan aracı kira süresi bitiminde sanık Levent’e iade ettiği fakat bu teminat senedini geri almadığı, katılanın 2010 yılı Temmuz ayında yine sanık Levent’den ikinci kez araç kiralayıp, kullanırken yolda bir köpeğe çarpmasıyla araçta maddi hasar oluştuğu, sanık Levent’in, aracın masrafını istediği katılanın aracın kaskolu olması nedeniyle ödeme yapmadığı, bunun üzerine sanık Levent’in, ilk araç kiralama sırasında aldığı teminat senedini yakını olan diğer sanık Hüseyin’e verdiği, Hüseyin’in de senedi bedeli 2.500 TL doldurulmuş olarak, katılan aleyhine İcra Müdürlüğü aracılığı ile takibe geçtiğinin iddia ve kabul olunması karşısında,

suçun sübutu halinde, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere imza sahibinin tevdi ettiği kişinin, kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kağıdın yeni zilyedi olan Hüseyin açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık Levent’in eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği kazanacağı ve yüklenen eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 204/1. maddesindeki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek ilişkinin hukuki ihtilaf olduğu ve sanıkların suç işlediklerinin kesin delille ispatlanamadığı gerekçesiyle beraatleri yönünde yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Kaynak


Polatdemir Hukuk websitesinde, sık karşılaşılan hukuki uyuşmazlıklara ilişkin emsal kararlar, bilgilendirme amacıyla derlenmektedir. Bu yayım, bir hukuki danışmanlık hizmeti olmadığı gibi vekalet ilişkisi de kurmaz. Soru ve sorunlarınız için lütfen randevu alınız. Randevu ve ücretlendirme hakkında detaylı bilgiye websitemizde ulaşabilirsiniz.