Aile Arabuluculuğu nedir?

Aile, sosyal bir kurumdur ve boşanmada arabuluculuk destekleyici bir etki gösteriyor. Eşler ve aile içindeki sorunların doğru ve tatmin edici şekilde çözülmesi, toplumdaki barış ve huzuru da etkileyecektir. Bu yüzden, boşanma ve/veya ayrılık sürecinin, her iki tarafın da en azından asgari beklentilerini karşılayacak şekilde planlanması ve gerçekleştirilmesi son derece önemlidir. Tam bu noktada, aile arabuluculuğu çok etkin bir rol üstlenmektedir.

Arabuluculuk bizim kültürümüzde var

Arabuluculuk, Osmanlı döneminde Anadolu’da benzer şekilde uygulanan bir yöntemdi. O dönemde boşanmadan ziyade, aile arasındaki sorunların çözümüne, aile ve toplum büyüklerince katkı sağlanırken, günümüzde arabuluculuk kurumlaşmış ve resmileşmiştir. Yani zaten sahip olduğumuz sorun çözme kültürü modern bir yüzle, hukuki değere de kavuşmuştur. Arabulucu psikolojik danışman değildir, diyor. Aile arabulucusu, boşanma veya ayrılık hallerinde bunun koşulları, her iki tarafın ortak ve kişisel menfaatlerinin korunmasını sağlar.

Çocukların geleceği arabuluculuk ile planlanıyor

Çocukların süreçten olumsuz etkilenmemesi, çocukların eğitimi, geleceği hususlarının konuşulması ve planlanmasını arabulucular olarak sağlıyoruz. Eşleri konuşturuyor, gerekirse çocukları dinliyoruz. Tarafların anlaşmaya varmasını sağlıyor, düşman olmalarını engelliyoruz. Karşılaştığımız bazı uyuşmazlıklarda, çocukların tepkiyle anne veya babasına düşmanca yaklaştığını görüyoruz. Bu noktada, uyguladığımız psikolojik teknikler ve açık iletişim ile kavga, dargınlık, iletişimsizlik sorunlarını büyük oranda giderebiliyoruz.

Sistematik yöntemlerle ve uzmanlıkla çalışıyoruz

Biz arabulucular görevimizi yaparken, topluma hizmet ettiğimizi biliyoruz. Konu aile olunca daha da hassas davranmamız gerektiğinin farkındayız. Uyguladığımız sistematik yöntemlerle, tarafların sağlıklı şekilde konuşmaları ve müzakerelerde bulunmalarını sağlamaktayız. Tarafların kendi çözümlerini bulmalarına yardımcı oluyoruz.

Karar vermiyor, anlaşma sağlıyoruz

Arabulucu karar verici değildir. Arabulucu, müzakere süreçlerini yöneten ve yürüten uzman kişidir. Taraflarla ayrı ayrı özel toplantılar veya her iki tarafın katılım sağladığı toplantılarla süreç tarafların menfaatini sağlayacak şekilde yürütülür. Bugünlerde salgın nedeniyle görüşmelerimizi elektronik ortamda da yapabiliyoruz. Bu haliyle hiçbir engel arabuluculuğa engel değildir.

Müzakerelerde eşitliği sağlıyoruz, güçsüzün ezilmesine imkân vermiyoruz 

Arabulucu,  eşler arasındaki bölgesel farkları, kültürel farkları, eğitim farklılığını, tarafların gelenek ve göreneklerini, inançlarını, değerlerini dikkate alarak, tarafların müzakerelerde eşit ve rahat bir biçimde kendini ifade etmelerini sağlar. Arabuluculuğun aslında en önemli yönlerinden biri de budur.

Eşit olmayanlar arasında eşit müzakere yürütülmesi, özelikle güçsüz tarafın mağduriyetini engelleyecektir. Arabulucu bu görevini tarafsız ve bağımsız şekilde yerine getirir. Arabulucu, üçüncü kişi durumunda olup, müzakerelerde her iki taraf da eşit mesafededir. Arabulucu tarafsız olduğunu söz ve davranışları ile taraflara gösterir ve hissettirir. Arabulucu tarafsızlığını hissettirmezse, sağlıklı bir arabuluculuk görüşmesi zaten yapılamaz.

Aile arabuluculuğu dünyada yaygın

Aile arabuluculuğunun uygulandığı ülkelerde, en çok başvurulan arabuluculuk yolları arasında aile arabuluculuğu bulunmaktadır. Aile kurumu boşanma ile son bulmuş olsa da, özellikle ortak çocuğun bulunduğu durumlarda, eski eşler arasındaki iletişim bir şekilde devam eder. Düşman olmadan, kırıp dökmeden boşanmak, taleplerine en yakın çözümleri oluşturmak aslında her iki tarafında temel ihtiyacı olduğundan, aile arabuluculuğu tercih sebebi olmaktadır. Modern hukuk düzenine sahip ülkelerin hemen hepsinde arabuluculuk tercih edilen bir yöntemdir.

Türkiye’de aile arabuluculuğu daha çok konuşulacak

Ülkemizde, aile arabuluculuğuna olan ihtiyaç sebebiyle aile arabuluculuğuna ilişkin yasa çalışmasının devam etmektedir. Arabuluculuk yoluna gidilebilmesi için, konunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin bir konu olması gerekir.

Örneğin aile içi şiddet içeren bir konu arabuluculuk yöntemi ile çözülemez. Boşanma, velayetin kaldırılması davaları arabuluculuğa uygun değildir. Mahkeme tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekir. Ancak boşanmaya bağlı hususlar aile arabuluculuğu için uygundur. Bu kapsamda taraflar, arabuluculuk yoluyla; mal rejiminin tasfiyesi, katkı payı alacağı, katılma alacağı, değer artış payı, boşanmaya bağlı maddi manevi tazminatlar, nafaka talepleri konularını arabuluculukta çözebilirler. Hâlihazırda, bu anlaşma mahkemeye sunulmak sureti ile hâkimin onayı ardından geçerli hale gelmektedir. (Anlaşmalı boşanma) Hâkim incelemesinde anlaşmanın tarafların özgür iradesini yansıtıp yansıtmadığını, hukuken emredici ilkelerine aykırılık olup olmadığını denetlemektedir. Aile arabuluculuğunun hangi şartlarda dava şartı olup olmayacağı hususu, süren yasa çalışmasının sonuçlanması ile netlik kazanacaktır.

Çoğu eş, boşanma stresi ve boşanma davası sürecini yaşamaktan çekindiği için fiilen bitmiş bir evliliği şeklen sürdürebilmektedir. Böyle bir tercihe genellikle boşanmadan etkilenmesi çekinilen çocukların varlığı sebep olmakta ve hatta ekonomik çıkarlar bile bu tür bir birlikteliğin devamına neden olabilmektedir. Boşanma sürecinin zorlu maliyetli ve stresli yapısı, zaten boşanma kararını almış eşte, bu kararın uygulanmasını erteleme sonucu doğurabilmektedir.

Aile Arabuluculuğu, çekişmeli bir boşanma davasının anlaşmalı boşanma şeklinde gerçekleşmesini sağlar. Taraflar mahkeme önünde kendilerine yine mahkeme tarafından uygun görülecek hak ve edimler yerine, arabulucu eşliğinde kendi rızalarıyla belirledikleri hak ve yükümlülükleri düzenlenecek boşanma protokolüyle mahkemeye sunabileceklerdir. Şartlarının varlığı halinde bu şekilde gerçekleşmiş bir boşanmanın taraflara birçok yarar sağlar. Bunlardan bazıları;

Aile Arabuluculuğu sayesinde boşanma için harcanacak yargılama giderleri sadece dava açılış masrafları ve tebliğ giderleriyle sınırlı kalacaktır. Mal paylaşımı, ziynet iadesi, çeyiz iadesi gibi ek davalar için yargılama gideri yapılması gerekmeyecektir.

İstinaf süreciyle birlikte 5 yıla kadar uzayabilecek boşanma süreci 2-3 aylık bir süreçte tamamlanabilecektir. Sürecin kısalması, çocukların boşanma sürecinin olumsuz etkilerine daha az maruz kalması ve korunması anlamına gelmektedir.

Yargılama sırasında her iki tarafında kaybedebilecekleri Arabuluculukla en aza inecektir.

Taraflar kendi gelecekleri hakkında kendileri karar vermiş olacaktır.

Taraflar kendi kararları ile mahkemenin vereceği karardan daha fazla tatmin olacaklardır.

Arabuluculukla mutabakata varılan hususlar sayesinde üzerinde anlaşmaya varılan konuların tekrar yargılamaya konu olması riski azalacaktır.

Sıkıntısız ve hasarsız bir şekilde boşanma süreci atlatılabilecektir.  Aile Arabuluculuğu sayesinde taraflar kendi hayatlarına daha çabuk dönebileceklerdir.